Komisyon eski başkanları dinledi
Milli Dayanışma, Kardeşlik, Demokrasi Komisyonu bugün yapılan 7'inci toplantısında önceki dönem Meclis Başkanlarını dinlendi. Komisyon, hayattaki 13 Meclis Başkanından 10'unu ağırladı. Eski başkanlar, geçmiş dönemlerde, terör sorununun çözümü ve PKK terörünün bitirilmesi için atılan adımların yanı sıra kendi tecrübelerini de komisyon üyeleri ile paylaştı.

22'nci Meclis Başkanı Bülent Arınç, "Elimizdeki fırsatı çok iyi değerlendirmeliyiz" diyerek, Terörsüz Türkiye hedefinin yeni atılımlarla sonlandırılmasını talep etti. 20'inci Dönem Meclis Başkanı Hikmet Çetin, silahlı suç işleyen unsurların yargılanmasını, eline silah almayanların ise affedilmesini önerdi. 21'inci Meclis Başkanı Ömer İzgi, Terörsüz Türkiye hedefi için TBMM'nin Anayasa'nın değiştirilemez maddelerine sadık kalma şartıyla; "Yasa çıkarılması gerekiyorsa yasa çıkarılacak. Anayasa'nın değiştirilmesi gerekiyorsa Anayasa değiştirilecek" dedi.
Cemil Çiçek, komisyonun önceliğini güven artırıcı önlemler almak olduğunu belirterek, "Konun tanımlanması yapılıp, sorun teslim edilmeli daha sonra da güven artırıcı öneriler üzerinde çalışmalı. Küçük işlerden başlanmalı" değerlendirmesinde bulundu.
3 BAŞKAN KATILAMADI
Komisyonun açılışında konuşan TBMM Başkanı Kurtulmuş, yasama faaliyetleri ve siyasi çalışmalarıyla engin tecrübelere sahip olan, Türkiye'nin demokrasi tecrübesine ve Türkiye'nin temel meselelerini yakinen takip ettiğinin altını çizdiği Meclis başkanlarına komisyonun davetini kabul ettikleri için teşekkür etti. Kurtulmuş, bugün 10 eski Meclis başkanının komisyona katılacağını, 3 eski Meclis başkanının da sağlık sorunları nedeniyle davet edilemediğini belirtti.
ÇETİN: ELİNE SİLAH ALMAYANLAR AFFEDİLSİN
Komisyonun ilk oturumunda ilk sözü kıdem sırasına 20'inci Dönem Meclis Başkanı Hikmet Çetin aldı. Çetin, PKK'nın silahlı eylemleri içinde yer almayanların affedilmesinin gerektiğini belirterek, suç işleyen unsurların yargılanmasını, üst düzey isimlerininse yurtdışına gönderilmesini önerdi. Hikmet Çetin, "Dağdan çok insan geldi ve gelecek bunlar içerisinde eğer bizim bilgilerimize göre bir eylemi olmamışsa hemen affetmek lazım" dedi. Güney doğuda çok fazla Kürt kalmadığını ifade eden Hikmet Çetin, dünyanın en kalabalık Kürt şehrinin İstanbul olduğunu belirterek, bağımsız bir Kürt devletinin kurulmasının artık mümkün olmadığına işaret etti. Çetin, Kürtler ve Türklerin çok iç içe girdiğini ifade ederek, "100 defa referandum yapsanız bağımsızlık çıkmaz" dedi.
İZGİ: YASAYSA YASA ANAYASAYA ANAYASA
21'inci Meclis Başkanı Ömer İzgi, Terörsüz Türkiye hedefi için TBMM'nin Anayasa'nın değiştirilemez maddelerine sadık kalma şartıyla; "Yasa çıkarılması gerekiyorsa yasa çıkarılacak. Anayasa'nın değiştirilmesi gerekiyorsa Anayasa değiştirilecek" dedi. İzgi, "Mağara hayatına mahkum edilenlerden eline silah değmemiş herhangi bir eylemin içinde bulunmamış suç işlediği baki olmamış ayrıca mağara yaşantısına başladıktan sonra kaçarak ya da başka yollarla bir şekilde kurtulma imkanı bırakılmamış olanların ne olacağını ilişkin hukuki durumların alınması zamanına gelinmiştir" dedi. İzgi kayyımla görevden alınan başkanların yerine İçişleri Bakanlığı tarafından yapılan atama usulünün belediye meclisi üyelerinden seçilmesi şeklinde değiştirilmesini önerdi.
ARINÇ: FIRSATI ÇOK İYİ DEĞERLENDİRMELİYİZ
22'nci Meclis Başkanı Bülent Arınç, 2013-2015 arasında Milli Birlik ve Kardeşlik Projesi sürecinde Başbakan Yardımcısı olarak görev aldığını ifade ederek, o dönemde Meclis bünyesinde komisyon kurulmasını önerdiğini söyledi. Terörsüz Türkiye hedefi için "Elimizdeki fırsatı çok iyi değerlendirmeliyiz" diyen Arınç, "Parti temsilcilerimizden ricam geçmişte kullandıkları söylemleri artık unuttun. Daha önceki söylemler bugün önümüzü kesebilir. Bundan sonrasında önümüze bakalım" dedi. Sırrı Süreyya Önder'i Terörsüz Türkiye hedefinin sonuçlarını göremeden hayatını kaybetmesine üzüldüğünü kaydeden Arınç, DEM Parti'yi takdir ettiğini söyledi. MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'nin 22 Ekim'deki Abdullah Öcalan çıkışının Terörsüz Türkiye hedefine yön verdiğini kaydeden Arınç, "Bu kadar yukarından başlanmasaydı inanın bu noktaya gelmezdik. Her şey yolunda yürümeye başladı. Bazı liderler öyle işler yapar ki tarihe geçerler. Yeni atılımlarla bu süreci sonlandırmamız lazım" dedi. Arınç, adil bir infaz düzenlemesine ihtiyaç olduğunu da vurguladı. Umut hakkının da mutlaka uygulanmasını da kaydeden genel affa zaruri bir ihtiyaç olarak baktığını da söyleyen Arınç'ın konuşması 45 dakika sürdü.
TOPTAN: TERÖRÜN NEDENİ İSRAİL
23'üncü Meclis Başkanı Köksal Toptan, terörün İsrail'in güvenliğini sağlamak amacıyla başlattığını ifade ederek, "Bu sürecin başarıyla sonuçlanması gerekiyor" dedi. Toptan, "Bu Komisyonun kurulmasına neden olan gayretler, süreç bu bizim niyetimizin, iyi niyetimizin ortaya koyduğunu gösterir" dedi.
ŞAHİN: TERÖRSÜZ TÜRKİYE HAYAL DEĞİLDİR
24'üncü Meclis Başkanı Mehmet Ali Şahin, Terörsüz Türkiye hedefine ulaşmanın hayal olmadığını kaydederek, "Komisyon gündemine hakim olunmalı. Bu komisyonun bir tek hedefi var. Terörsüz Türkiye'ye nasıl ulaşırız, milli dayanışmayı nasıl sağlarız, kardeşliğimizi nasıl güçlendiririz? Başarı için müstakil hareket etmeye özen gösterilmeli. Terörü Türkiye'nin gündeminden çıkarmak çok hayırlı bir olaydır. Bu model komşu ülkelerimizin de ihtiyaç duyduğu bir modeldir. Silah bırakma işlemleri devam etmeli. Bu süreci hızlandırmak lazım. Bir an önce neticeye ulaşmak için gayret edilmeli. Bu modelden başta Suriye olmak üzere komşu ülkeler yararlanacaktır" diye konuştu.
ÇİÇEK: GÜVEN ARTIRCI ÖNLEMLER ALINMLI
Komisyonun ikinci oturumda ilk sözü 25'inci Meclis Başkanı Cemil Çiçek aldı. Çiçek, komisyonun kurulmasını isabetli bir karar olduğunu ifade ederek, "Sorun tanımlanmadan çözüm üretmek mümkün değil" dedi. Geçmişte toplumda travmalar oluşturan bir konu etrafında her kafadan ses çıkmasının sıkıntı çıkaracağını kaydeden Çiçek, terör sorunun üzerinde konuşan çevrelerinin doğrudan konuyla alakalı olmadığına dikkat çekerek, komisyonun soruna odaklanması gerektiğinin altını çizdi. Çiçek, 50'den fazla ülkede çok sayıda terör örgütü olduğunu, Türkiye'nin de terörün hedefi olan bir ülke olduğunu kaydederek, "Terör burada önemli bir varlık teşkil ediyor. Değerlendirmeleri yaparken bunu dikkate almak lazım. Burada algıları değil, olguları konuşmamız lazım. Bu partiler üstü bir konudur, iç siyasetin malzemesi yapılmaması gerekir. Bu sorunu bir hükümet meselesi olarak değil, bu bir devlet sorunudur. Buna göre tekliflerimizi getirmek durumundayız" diye konuştu. Çiçek, Komisyonu'nun önceliğini güven artırıcı önlemler almak olduğunu belirterek, "Konun tanımlanması yapılıp, sorun teslim edilmeli daha sonra da güven artırıcı öneriler üzerinde çalışmalı. Küçük işlerden başlanmalı" dedi.
YILMAZ: ORTAK ÇAĞRI YAPILMALI
26'ıncı Meclis Başkanı İsmet Yılmaz, Komisyonun dikkatini dağıtacak diğer siyasi konulardan uzak durması gerektiğini ifade ederek, "Partiler üstü bir ortak akılla hareket edilmeli. Silah bırakma sürecinin zamana yayılmasını önlemek bu sürecin bir al-ver süreci olmadığını göstermek için Komisyonu'nun bir an önce silahların bırakılması için ortak bir çağrı yapılması önemli olacaktır" dedi.
KAHRAMAN: 2015'TE SÜRECİ DIŞ MİKSERLER KARIŞTIRDI
27'nci Meclis Başkanı İsmail Kahraman, terör sorunun çözümü için "İlla bir darbeyle ordunun zorlamasıyla değil Meclis'in hür iradesiyle bunu çözmemiz lazım" dedi. 2013-2015 arasında Milli Birlik ve Kardeşlik Projesini anımsatan Kahraman, "2015'te 27 Mart'ta Diyarbakır'da olmuştu. Abdullah Öcalan'ın mektubunu merhum Sırrı Süreyya Bey okumuştu güzel bir hava meydana gelmişti yine dış mikserler karıştırdı ve odaklar karıştırdı netice olmadı kendi içimizden ruhumuzla inancımızdan samimiyetle bu mevzuya girersek evvelallah çözeriz diyorum" dedi.
YILDIRIM: DEVLETİN KIRMIZIÇİZGİLERİ TARTIŞILAMAZ
28'inci Meclis Başkanı ve son başbakan Binali Yıldırım, sadece PKK'nın değil bütün uzantılarının da silah bırakmasıyla Terörsüz Türkiye hedefine ulaşılacağını kaydetti. Yıldırım; "Türkiye Cumhuriyeti'nin kırmızıçizgileri tartışmaya kapalıdır. Vatanın sınırları, devletin üniter yapısı, cumhuriyetin temel esasları müzakereye kapalıdır. Anayasa'nın ilk 4 maddesi milletimizin ortak emanetidir" diye konuştu.
"Cumhuriyetin temel değerlerinden taviz vererek barış olmaz" diyen Binali Yıldırım, etnik kimliği değil anayasal vatandaşlığı esas alan bir tanımın yapılmasını önererek, "Vatandaşlık tanımının gözden geçirilmesi bütün unsurları kucaklaması önemli bir adım olacaktır" dedi. Konunun federasyon ve özerklik tartışmalarına kapalı olduğunu kaydeden Yıldırım, ademimerkeziyetin sadece idari bir yapılanma olduğunun altını çizerek, "Siyasi ve federal düşüncelere tamamen kapalıdır. Kaynakları ve yetkileri artırılmış belediyeler milletin ihtiyaçlarını daha hızlı ve kolay karşılar. Ayrışmayı değil bütünleşmeyi artırır" ifadelerini kullandı.
ŞENTOP: ÖRGÜT BAŞKA BİR İSİMLE VARLIĞINI SÜRDÜRMEMELİ
Önceki dönem Meclis Başkanı Mustafa Şentop, PKK'nın Türkiye dışındaki uzantıları da silah bırakma çağrısının da muhatabı olduğunu kaydederek, "Öcalan'ın çağrısının da bu kapsamda olduğu görülmektedir. Türkiye sınırları içerisinde feshedilen bir örgütün sınırımızın hemen ötesinde başka isimlerle devam ettirilmesi sürecin hedefine varması önündeki en büyük engeldir" dedi. Terörsüz Türkiye hedefi için hukuki çerçevenin oluşturulmasının barışı sağlayacağını ifade eden Şentop, "Silah bırakma konusunda somut yol haritasının oluşturulmasının, kilit nokta olduğunu ifade etmek isterim" dedi.
KOMİSYON ŞİMDİ KİMLERİ DİNLEYECEK?
Kurtulmuş, komisyonun bundan sonraki süreçte iş dünyası temsilcileri, işçi ve memur sendikaları ile çatışma ve çözüm konusuna çalışan akademisyenlerin dinleneceğini söyledi.